Bismil-lah, walhamdu lillah, subhanal-lathee sakhkhara lana hatha wama kunna lahu muqrineen, wainna ila rabbina lamunqaliboon, alhamdu lillah, alhamdu lillah, alhamdu lillah, Allahu akbar, Allahu akbar, Allahu akbar, subhanakal-lahumma innee thalamtu nafsee faghfir lee fainnahu la yaghfiruth-thunooba illa ant.
Bismillah. Hamd, Allah’adır. Bunu bizim hizmetimize veren Allah’ı tüm noksanlıklardan tenzih ederiz. Yoksa biz buna güç yetiremezdik. Şüphesiz ki biz, (âhirette) Rabbimize döneceğiz. Hamd, Allah’adır. Hamd, Allah’adır. Hamd, Allah’adır. Allah en büyüktür. Allah en büyüktür. Allah en büyüktür. Allahım! Seni tüm noksanlıklardan tenzih ederim. Ben nefsime zulmettim, beni bağışla. Çünkü günahları ancak sen bağışlarsın.
(Allahu akbar, Allahu akbar, Allahu akbar, subhanal-lathee sakhkhara lana hatha wama kunna lahu muqrineen, wa-inna ila rabbina lamunqaliboon, allahumma inna nas-aluka fee safarina hatha albirra wattaqwa, waminal-'amali ma tarda, allahumma hawwin 'alayna safarana hatha, watwi 'anna bu'dah, allahumma antas-sahibu fis-safar, walkhaleefatu fil-ahl, allahumma innee a'oothu bika min wa'tha-is-safar, waka-abatil-manthar, wasoo-il-munqalabi fil-mali wal-ahl.)(upon returning the same supplication is recited with the following addition: (Ayiboona, ta-iboona, 'abidoona, lirabbina hamidoon.))
Allah en büyüktür. Allah en büyüktür. Allah en büyüktür. Bunu bizim hizmetimize veren Allah’ı tüm noksanlıklardan tenzih ederiz. Yoksa biz buna güç yetiremezdik. Şüphesiz ki biz, Rabbimize döneceğiz. Allahım! Senden, bu yolculuğumuzda iyilik ve takva, râzı olacağın amel dileriz. Allahım! Bu yolculuğumuzu bize kolaylaştır ve onun uzaklığını bize yakın kıl. Allahım! Sen, yolculukta dost ve âilemiz için vekilsin. Allahım! Yolculuğun meşakkatinden, üzücü manzara (görmekten), âilem ve malımda kötü değişiklikler (ile karşılaşmaktan) sana sığınırım.
NotYolculuktan dönünce bu duâyla birlikte şunu da söyler: "Biz, (yolculuktan, vatanımıza selâmet içerisinde) dönenler, tevbe edenler, ibâdet edenler, Rabbimize hamd edenleriz. "
Allahumma rabbas-samawatis-sab'i wama athlaln, warabbal-aradeenas-sab'i wama aqlaln, warabbash-shayateeni wama adlaln, warabbar-riyahi wama tharayn, as-aluka khayra hathihil-qaryah, wakhayra ahlilha wakhayra ma feeha, wa-a'oothu bika min sharriha washarri ahliha, washarri ma feeha.
Yedi kat gök ve onun gölgelediklerinin Rabbi, yedi kat yer ve onun barındırdıklarının Rabbi, şeytanlar ve onların saptırdıklarının Rabbi, rüzgârlar ve onların sürükleyip götürdüklerinin Rabbi olan Allahım! Bu köyün, bu köy halkının ve bu köyde bulunanların hayırlısını senden dilerim. Bu köyün şerrinden, bu köy halkının şerrinden ve bu köyde bulunanların şerrinden sana sığınırım.
La ilaha illal-lah, wahdahu la shareeka lah, lahul-mulku walahul-hamd, yuhyee wayumeetu wahuwa hayyun la yamoot, biyadihil-khayru wahuwa 'ala kulli shayin qadeer.
Allah’tan başka hak ilah yoktur. O, birdir ve O’nun ortağı yoktur. Mülk O’nundur, hamd da O’nadır. O, yaşatır ve öldürür. O, diridir, ölmez. Her türlü iyilik, O’nun elindedir. O, her şeye gücü yetendir.
FaziletiWhoever says it in the market, Allah records for him a million good deeds, erases a million bad deeds, and raises him a million degrees.
Allahu akbar (ascending). Subhanal-lah (descending).
Câbir -Allah ondan râzı olsun- şöyle dedi: Biz, (Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte) yükseğe çıkınca ‘Allahu Ekber’, aşağı inince de ‘Subhanallah’ derdik.
Allah’tan başka hak ilah yoktur. O birdir ve O’nun ortağı yoktur. Mülk O’nundur, hamd da O’nadır. O, her şeye gücü yetendir. Biz, (yolculuktan, vatanımıza selâmet içinde) dönenler, tevbe edenler, ibâdet edenler, Rabbimize hamd edenleriz. Allah vaadinde durdu, kuluna yardım etti ve (düşman) grupları yalnızca O hezimete uğrattı.
NotHer tepenin üzerinde üç defa ‘Allahu Ekber’ der, sonra şöyle duâ eder