Labbaykal-lahumma labbayk, labbayka la shareeka laka labbayk, innal-hamda wanni'mata laka walmulk, la shareeka lak.
Buyur, Allahım buyur! Buyur, senin ortağın yoktur, buyur! Hamd sanadır. Nimet ve mülk sana âittir. Senin hiçbir ortağın yoktur.
Tavafta Hacer-i Esved’e Gelince Tekbir Getirmek
اللَّهُ أَكْبَرُ
Allahu akbar.
Allah en büyüktür.
NotNebi -sallallahu aleyhi ve sellem- Beytullah’ı devenin üzerinde tavaf etti. Hacer-i Esved’e her gelişinde yanındaki bir şeyle (bastonuyla) işâret edip tekbir getirdi.
Allahu akbar, Allahu akbar, Allahu akbar. La ilaha illal-lahu wahdahu la shareeka lah, lahul-mulku walahul-hamd, wahuwa 'ala kulli shay'in qadeer, la ilaha illal-lahu wahdah, anjaza wa'dah, wanasara 'abdah, wahazamal-ahzaba wahdah.
Allah en büyüktür. Allah en büyüktür. Allah en büyüktür. Allah’tan başka hak ilah yoktur. O, birdir ve ortağı yoktur. Mülk O’nundur, hamd da O’nadır. O, her şeye gücü yetendir. Allah’tan başka hak ilah yoktur. O birdir. Vaadini yerine getirmiş, kuluna (Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e) yardım etmiş ve (Hendek savaşında düşman) grupları sadece o hezimete uğratmıştır.
NotNebi -sallallahu aleyhi ve sellem- Safa’ya yaklaşınca: "Safâ ve Merve, Allah’ın ibâdet için belirlediği yerlerdendir" (âyetini) okudu; "Allah’ın (âyette) başladığı ile başlıyorum" dedi ve Safâ ile başladı. Beytullah’ı görecek şekilde üzerine çıktı ve kıbleye yöneldi. Allah’ı birleyip tekbir getirdi ve şöyle dedi: … Sonra Safa ve Merve arasında duâ etti ve bunu üç defa tekrarladı. Merve üzerinde de Safâ üzerinde yaptığı gibi yapmıştır.
La ilaha illal-lahu wahdahu la shareeka lah, lahul-mulku walahul-hamd, wahuwa 'ala kulli shay'in qadeer.
Allah’tan başka hak ilah yoktur. O, birdir ve O’nun ortağı yoktur. Mülk O’nundur, hamd da O’nadır. O, her şeye gücü yetendir.
FaziletiDuâların en hayırlısı, Arefe günü yapılan duâdır. Benim ve benden önceki tüm peygamberlerin söyledikleri sözlerin en hayırlısı şudur
Meş’ar-i Haram’da (Müzdelife’de) Yapılan Duâ
رَكِبَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم الْقَصْوَاءَ حَتَّى أَتَى الْمَشْعَرَ الْحَرَامَ فَاسْتَقْبَلَ الْقِبْلَةَ (فَدَعَاهُ، وَكَبَّرَهُ، وَهَللَّهُ، وَوَحَّدَهُ) فَلَمْ يَزَلْ وَاقِفاً حَتَّى أَسْفَرَ جِدَّاً فَدَفَعَ قَبْلَ أَنْ تَطْلُعَ الشَّمسُ
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ‘Kasvâ’ (isimli devesine) bindi ve Meş’ar-i Harâm’a geldi. Kıbleye yöneldi (Allah’a duâ etti, tekbir getirdi, lâ ilâhe illallah dedi ve Allah’ı birledi). Ortalık iyice aydınlanıncaya kadar bu şekilde ayakta kaldı ve güneş doğmadan önce oradan ayrıldı.
Cemrelere Taş Atarken Tekbir Getirmek
اللَّهُ أَكْبَرُ
Allahu akbar.
Allah en büyüktür.
NotCemrelere taş atarken her defasında tekbir getirir. Birinci ve ikinci cemreye taşları attıktan sonra öne doğru çıkarak durur; kıbleye yönelerek ellerini kaldırıp duâ eder. Akabe cemresine taşları atarken de her defasında tekbir getirir. Taşları attıktan sonra ise oradan ayrılır, cemrenin yanında durmaz.